Seramik Serüvenim

İstanbul’da doğdum. Lisan ve lisansüstü eğitimimi çok farklı alanlarda tamamladım ve 25 senedir sigorta sektöründe çalışıyorum.

Üniversite hayatının bana kazandırdığı pek çok şey var, ama sonraki hayatımda bazıları bir adım öne çıktı. Seramik bunlardan biri. Mezun olmaya az bir süre kala, aldığım sanat dersleri ile başladığım seramik, hobi olarak başlayan ve artık hayatımda önemli bir yer tutan uğraşım. Ancak, hobi olarak başlayıp ciddileşen, beklentilerimin arttığı ve  zaman içinde bana stres kaynağı haline gelen diğer uğraşlardan farklı olarak; seramik benim için, hiç bir kaygı taşımadan, sevdiğim ve keyif aldığım için yaptığım bir aktivite olma özelliğini hep korudu. Bu nedenle diğer uğraşlarımdan daha özel ve belki de daha değerli benim için.

Mezuniyet sonrası bir süre Boğaziçi Üniversitesi mezunlar derneğindeki derslere devam ettim. Bir süre Bizim Tepe’de sevgili Pınar Yeşilada’nın seramik derslerine katıldım. Sonrasında Gül Erali’nin atölyesindeki kurslara gitmeye başladım. Astroloji ile tanışıklığım da bu döneme rastladı zaten. Sonrasında yine Pınar Yeşilada’nın atölyesinde çalışmalarıma devam ettim.

Süreç nasıl oldu bilmiyorum ama bir anda kendimi astrolojik sembolleri çamura kazıyan biri olarak buldum. Belki Ay/Güneş orta noktamda yer alan Venüs, bana zaten başından beri bunu yapmamı söylüyordu.

Sonra yaptığım objelere bir isim vermeliyim diye düşündüm. Dördüncü evimdeki Venüs’üm dedemin bana bebekken taktığı ismi fısıldadı: Kukarina.

Yaptığım seramikler, aslında o anki ruh halime göre veya o an odaklandığım konuya göre oluşuyor. Benim gibi Ay’ı Akrep’te olan bir astroloğun yazdığı “Hades Moon” kitabını okuduğum dönemde iç içe geçmiş Ay-Plüton sembolleriyle dolu birçok seramik yapmıştım, mesela. Ya da bir kişinin doğum haritasını seramik objesine dönüştürmeye başladığımda, o kişi haritası ile bana yol gösteriyor. Haritanın sahibi, haritası ile “Şöyle yaparsan ben bunu daha çok severim.” diye tüyolar veriyor. Plüton – Uranüs karesini yaşadığımız dönemde alev alev yanan  Uranüs kazımıştım her yere. Zorluklarla dolu, çıkış aradığım bir dönemde ince ince oyduğum bir dolu puzzle-pano yaptım. Onlar aslında, o dönemde kafamdaki karmaşanın seramiğe yansımış haliydi.

Sözün özü, seramiği seviyorum ve keyifle çalışıyorum. Bu sayfada gördüğünüz/göreceğiniz her seramik objesi sevgiyle, keyifle üretildi. Hepsi tek, hepsinde benden birşey var. Umarım siz de bu çalışmaların sonucunda ortaya çıkanları beğenirsiniz.

Neslihan Ayanoğlu, Haziran 2018

Örnek çalışmalar